Akşam mutfaktan enfes bir koku geliyordu. Anne Kurt çorba yapıyordu.
Minik Kurt tencereden çıkan buhara yaklaştı.
“Elimi tutabilir miyim?”
“Hayır. Tencere ve buhar çok sıcak.”
“Buhar da mı yakar?”
“Evet. Kaynar su kadar tehlikeli olabilir.”
Anne Kurt tencerenin sapını içeri çevirdi.
“Neden çevirdin?”
“Biri yanlışlıkla çarpıp tencereyi üzerine devirmesin diye.”
“Kaynar çorba üstüne dökülürse?”
“Çok ciddi yanık yapabilir. Derin çok zarar görebilir ve hastaneye gitmek gerekebilir.”
Minik Kurt bir adım geri çekildi.
Anne Kurt ona güvenli görev verdi. “Sen salatalıkları tabağa koyabilirsin.”
“Ocaktan uzak.”
“Aynen.”
Pofuduk sandalye çekip tezgaha çıkmak istedi.
Minik Kurt, “Dur. Sıcak şeyler var,” dedi.
Anne Kurt fırın kapağına, ocak düğmelerine, kaynar suya, sıcak çaya ve tencerelere tek başına dokunulmaması gerektiğini anlattı.
Çorba masaya geldiğinde Minik Kurt hemen kaşığına uzandı. Sonra durdu.
“Biraz bekleyeceğim.”
Anne Kurt gülümsedi. “İşte bu.”
Minik Kurt üfledi, biraz daha bekledi, sonra tadına baktı.
“Enfes.”
“Ve güvenli.”
Minik Kurt o gün sıcak şeylerin acele sevmediğini öğrendi.
